Botulinum Toksin Uygulamaları

Botulinum Toksini nedir?

Botoks aslında bir toksindir. Asıl adı Botulinum toksinidir. Yılan zehiri ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu toksin insanlarda gıda zehirlenmesine yol açan bir bakteri olan Clostridium botulinum tarafından üretilir. Başlıca 8 farklı botulinum nörotoksini vardır. İnsanda tedavi amaçlı kullanılan Botoks, bu alt grupların içinde en güçlüsü olan botulinum toxin tip A’dan üretilerek saflaştırılmış ve zararsız hale getirilmiş bir proteindir.

Normalde, beynimiz kaslarımıza sinir yolu ile elektriksel uyarılar göndererek kasılmalarını sağlar. Bu elektriksel uyarılar, sinir-kas birleşim yerinde bulunan asetilkolin adı verilen bir madde aracılığı ile kaslarımıza ulaşır. Botoks, bu maddenin salgılanmasını durdurarak, uyarıların kasa ulaşmasını ve buna bağlı olarak kaslarımızın kasılmasını önler. Böylece uygulanan bölgede geçici olarak kısmi bir felç oluşur.

 

Ülkemizde ve dünyada kaç yıldır uygulanıyor?

1960’lı yıllarda Botoks şaşılık tedavisinde kullanılmak üzere denenmeye başlamıştır. Bu çalışmalar Botoks’un fazla aktif olan kasların etkinliğini azaltmak için kullanılabilmesi fikrini doğurmuştur. Dünyada Botoks son 15-20 yıldır milyonlarca kişinin tedavisinde kullanılmıştır ve 70’ten fazla ülkenin Sağlık Bakanlıklarınca onaylanmış bir ilaç olarak kullanımı hızla artmaktadır. Dünyada ve ülkemizde Botoks’un estetik amaçlı kullanımı son 10 yılda belirgin olarak artmıştır.

 

Güvenli bir yöntem midir?

Günümüzde Botoks, son derece güvenli laboratuvarlarda üretilmekte ve çok düşük dozlarda uygulanmaktadır. İlaç yalnızca uygulandığı bölgede etkili olmakta ve vücutta sistemik bir etkiye yol açmamaktadır. Tüm dünyada yüzbinlerce hastanın tedavisinde kullanılmış olan Botoks’un kalıcı bir soruna yol açtığı hakkında bir bilgi yoktur. Botulinum toxin tip B ile ilgili ise henüz çok detaylı çalışma sonuçları bildirilmemiştir.

 

Botoks kimlere uygulanabilir?

Botoks hemen herkeste güvenle kullanılabilecek, bilinen ciddi bir yan etkisi olmayan bir ilaçtır. Ancak bazı durumlarda kullanımından kaçınılması önerilmektedir:

  • Botoksun bilinen ciddi bir yan etkisi olmamasına rağmen henüz klinik çalışmaların olmamasından dolayı gebelikte kullanımından kaçınılmalıdır.

  • İlacın anne sütüne karışıp karışmadığı tam olarak kanıtlanamadığından emziren annelerde kullanımı önerilmemektedir.

  • Yine kanıtlanmış bir yan etkisi olmamasına rağmen  çok gerekli olmadıkça 12 yaşın altındaki çocuklarda uygulanmamalı veya çok dikkatle uygulanmalıdır.

  • Bazı kas hastalıklarında (Myastenia Gravis, Eaton-Lambert  Sendromu) kullanımı önerilmez.

  • Aminoglikozid grubu antibiyotikler veya kalsiyum kanal blokörü ilaçları kullananlarda, kas gevşetici ve anestezik ilaçları almakta olanlarda kullanımı önerilmemektedir.

  • Pıhtılaşma bozuklukları olanlarda da uygulama alanlarında sorunlu kanamalara yol açabileceğinden önerilmemektedir.

 

Hangi durumlarda uygulanır?

Botoks Plastik Cerrahi’de başlıca deri kırışıklıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bunun dışında Göz, Kulak-burun-boğaz, Nöroloji, Dermatoloji, Gastroenteroloji, Anüs hastalıkları, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon’da birçok kullanım alanı vardır. Şaşılık, yüz ve gözkapaklarında gelişen kas spazmları, boyun eğriliği (tortikollis), spazma bağlı gelişen ses bozuklukları, tükrük bezi fistülleri, uzuvlarda gelişen kas katılıkları, felçli hastalardaki spazmın ve yüzdeki kontrolsüz seyirme ile kendini gösteren tiklerin tedavisinde, aşırı el, ayak ve koltukaltındaki aşırı terlemelerin tedavisinde, yüz felcinde simetriyi yeniden sağlayabilmek amacıyla, yutma güçlüğüne yol açan yemek borusunun spazmotik rahatsızlıklarının (akalazya) ve diğer bazı sfinkter işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca son zamanlarda migren tedavisinde de etkili olduğu bildirilmektedir. Bunun dışında aşırı şişmanlığın tedavisinde, anal çatlaklarda (fissür), vajinismusta, mideden yemek borusuna kaçış (reflü) tedavisinde ve yenidoğanlarda bazı ayak anomalilerinde kullanımı sözkonusudur.

 

Estetik amaçlı olarak nerelerde kullanılıyor?

Yüzdeki çizgilenmeler, mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması ve üzerini örten deri üzerindeki kıvrımları belirgin hale getirmesi ile ortaya çıkar. Mimik kaslarına botoks uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılması mümkündür. Kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltır. Kaşların arasındaki çizgiler kişinin çatık kaşlı ve kızgın bir bakış ifadesine sahip olmasına neden olur. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler ise kişiye daha yaşlı bir görünüm verir. Botoks uygulaması bu ifadeyi ortadan kaldırırken, aynı zamanda kaşların da hafifçe kalkmasına sebep olur.

Botoksun estetik amaçlı kullanıldığı bölgeler şöyle sıralanabilir:

  • Alındaki yatay çizgiler,

  • İki kaş arasındaki (glabella) dikey oluklar,

  • Gözlerin dış kenarında kaz ayağı şeklinde yayılan ince kırışıklıklar,

  • Burun kökündeki yatay çizgilenmeler,

  • Ağız çevresindeki ince kırışıklıklar (sigara çizgileri),

  • Dudak köşelerindeki dik çizgilenmeler,

  • Çene ucundaki çizgilenmeler,

  • Boyunda uzunlamasına oluşan bantlar, Botoks ile geçici olarak ortadan kaldırılabilmekte ya da hafifletilebilmektedir.

Alın, kaşların arası, göz kenarları ve ağız çevresi dinamik çizgilerin en sık görüldüğü alanlardır. Botoks’un estetik amaçla en sık kullanıldığı bölge alın ve göz çevresidir.Ayrıca, kaşların dış kısmına kaş kaldırma amaçlı olarak enjeksiyon yapılabilir.

Botoks nasıl uygulanır? Uygulama öncesinde, uygulama sırasında ve uygulama sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Botoks uygulamaları ağrılı mıdır?

Isıya oldukça duyarlı olan Botoks üretildiği laboratuvardan kullanıldığı ana kadar sürekli olarak soğuk zincirler içinde korunarak taşınır. Botoks, 2-4 mililitre steril ve katkı maddesi içermeyen normal serum (fizyolojik tuzlu su çözeltisi) ile sulandırıldıktan sonra, tedavi edilmek istenen kasların içine çok ince uçlu bir enjektör ile enjekte edilir. Uygulama, hasta oturur veya yarı oturur pozisyonda iken yapılmalıdır. Botoks uygulanmadan önce cilt temizliği için alkol içermeyen bir antiseptik kullanılmalıdır, çünkü alkol Botoks’un aktivitesini engellemektedir. İşlem sonrasında hasta enjeksiyon yapılan bölgeyi ovuşturmamalıdır. Botoks şeker hastalarının kullandığı çok ince iğneler ile enjekte edildiği için, batma hissi çok hafif ve kısa sürelidir. İlacın verilmesinden sonra yine çok kısa süreli bir yanma hissi oluşabilir. Bunların dışında bir rahatsızlık duyulmaz ve uygulama tamamlandığında genellikle hiçbir ağrı kalmaz. Uygulama öncesinde lokal anestezik kremlerin kullanılması, uygulamanın hemen sonrasında da enjeksiyon yapılan bölgeye hafifçe buz uygulaması ağrıyı ve şişlik oluşmasını azaltır.

 

Botoks’un etkisi ne zaman başlar? Ne kadar sürer, kalıcı bir uygulama mı? Ne sıklıkla yinelemek gerekir?

Botoks uygulamasını izleyen 6-36 saat içinde etki başlar. Etkinin en üst düzeye çıktığı dönem ise 7-14 gündür. Botoks’un etkisini gösterdiği sinir-kas birleşim bölgesinde 3-6 ay içinde yeni sinir yolları oluşur ve kas işlevi bu süre sonunda geri döner. Bu nedenle bir  doz Botoks tedavisi yaklaşık 3-6 ay süren bir etki sağlar. Tedavi genellikle herhangi ciddi bir allerjik reaksiyona yol açmadan istenildiği kadar tekrarlanabilir. Genellikle yılda 2-4 uygulama gerektirmektedir. Şikayetler zamanla değişkenlik göstereceğinden tedavi sonrasında tekrar bir uygulama için gereken süre kişiden kişiye değişkenlik gösterir.

 

Tedavinin riskleri ve yan etkileri nelerdir?

Botoks’un ciddi bir yan etkisi yoktur ve deneyimsiz kişilerin uygulamasına bağlı yan etkiler bile ilacın etkisi geçici olduğundan, genellikle 3 ay içinde tamamen düzelir. Cilt kırışıklıklarını düzeltmek için kullanımı sonrasında nadir de olsa bildirilen bazı yan etkiler gözkapağı düşüklüğü, çift görme, uygulama alanında ufak morarma ve kızarıklıklar, alt gözkapağının sarkmasıdır.

Deri kırışıklıklarının tedavisinde bilinçli ve deneyimli eller tarafından uygulandığında yan etkisi çok azdır. Çok nadir olarak, baş ağrısı veya yanlış yere uygulama sonucu geçici göz kapağı düşüklüğü görülebilir. Enjeksiyon alanında nadiren 2-3 gün sürebilen hafif kızarıklık ve morluk görülebilir, ancak makyajla kolayca kapatılabilir. Diğer hastalıkların tedavisinde uygulandığı bölgeye bağlı olarak hafif yutma güçlüğü, boyun ağrısı, başağrısı, bazen gripal enfeksiyonlara benzer bulgular görülebilir. Doğru bölgelere, doğru dozda uygulanmadığı takdirde yüz mimiklerinin geçici olarak kaybı, istenmeyen kasların felci gibi durumlar söz konusu olabilir.

 

Alerji yaptığı söylentileri var, bu doğru mu?

Botoksun allerji yapma ihtimali çok düşüktür. İçerdiği proteinlere karşı hassasiyeti olanlarda çok hafif allerjik reaksiyonlara neden olabilse de, bunlar genellikle ciddi bir soruna yolaçmaz.

 

Botoks etkisiz kalabilir mi? Botoksa karşı bağışıklık kazanılabilir mi?

Botoks uygulamalarında % 3-5 oranında ilaca karşı direnç tespit edilmiştir. Bu direncin Botoks’a  karşı oluşan antikorlara bağlı olduğu düşünülmektedir. Ancak bu direnç gelişimi daha çok ilacın yüksek dozlarda, daha sık aralıklarla kullanılmasının gerektiği durumlarda tanımlanmaktadır. Uygulamalar sırasında tek seferde 100 ünitenin aşılmaması ve ikinci bir uygulamanın ilk uygulamadan en az 3 ay sonra yapılması durumunda direnç olasılığının azalacağı ifade edilmektedir. Deri kırışıklarının tedavisinde kullanılan dozlar düşük olduğundan direnç oluşma olasılığı çok azdır.

 

Yüz şişkinliği yapar mı?

Botoks ile yüze yapılan dolgu uygulamaları birbirine karıştırılmamalıdır. Botoks bir dolgu maddesi değildir ve yüze uygulanan miktarı çok düşüktür (genellikle 0.5-1 ml). Bu nedenle yüzde belirgin bir şişkinliğe yol açmaz, oluşan çok hafif ödem 2-3 gün içerisinde geçer.

 

Dolgudan farkı nedir? Hangisi daha avantajlıdır?

Plastik cerrahların yüz kırışıklıkları için Botoks dışında kullandıkları yöntemler dermabrazyon (zımparalama), kimyasal veya lazer soyma (peeling), hastanın kendisinden elde edilen yağ ve doku kokteyli enjeksiyonları ya da ticari olarak hazır bulunan kollajen veya hyaluronik asit enjeksiyonlarıdır. Zımparalama ve soyma işlemleri ile hastadan elde edilen yağ ve doku kokteyli enjeksiyonları az da olsa cerrahi bir işlem gerektirmektedir.

İngiltere'de yayımlanan The Times dergisinin bir haberinde Botox ve Dolgu Maddeleri kullanımı ile ilgili bilgi verilmiştir. Bu bilgi ülkemizdeki bazı gazetelerde de çeviri yapılarak yayınlanmıştır.  Bu haberin Türkçeye çevirisi sırasında yapılmış olan önemli hatalar sebebiyle halkımız yanlış olarak bilgilendirilmiştir. TPRECD olarak, bu konudaki uygulamaların plastik cerrahların yetki, sorumluluk  ve uzmanlık alanında olması sebebiyle, halkımızı doğru olarak bilgilendirmek istiyoruz:

 

Botox estetik amaçlı olarak özellikle göz çevresindeki cilt kırışıklıklarının düzeltilmesinde kullanılmaktadır. Ayrıca,çok uzun yıllardan beri bir ilaç olarak tıbbin değişik alanlarında tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Botoxun estetik amaçla kullanılmasındaki etkisi geçicidir. Etkisi yaklaşık 6 ay sürer. Kişi elde ettiği sonuçtan memnun ise birkaç kez tekrarlanabilir. Botox, cilt kırışıklıklarına sebep olan mimik kaslarını geçici olarak devre dışı bırakarak etksini ortaya koyar. (Botox, haberde yazıldığı gibi bir dolgu maddesi değildir). Botox tıpta değişik amaçlarla çok uzun yıllardır kullanıldığı için, güvenilir olduğunu kanıtlanmıştır. Uzman doktorlar botoksu güvenle kullanmaktadırlar.

 

Dolgu maddeleri cilt kırışıklıklarının içini doldurarak kırışıklık düzeltilmesi için kullanılır. Dolgu maddeleri genel olarak 2 çeşittir:  1- Kalıcı olanlar,  2- Geçici olanlar.

 

Enjekte edilen yağ, doku kokteyli, kollajen ve hiyaluronik asit gibi dolgu maddelerinin etki mekanizması botokstan tamamen farklıdır. Bunlar kırışıklıklar altında dolgunluk oluşturarak kırışıklıkları azaltır ve daha genç bir görünüm verirler.

 

Kalıcı olan dolgu maddelerinin kullanılmasının yan etkileri ve zararlarının olması sebebiyle, günümüzde kullanılması hemen hemen sonlanmıştır. Derneğimiz bunların kullanılmamasını tavsiye etmektedir. Nitekim, yazıda bahsedilen sorunlar kullanılmaması gereken  kalıcı dolgu maddelerinin hala yetkili ve uzman olmayan, ve çoğunlukla doktor bile olmayan kişiler tarafından uygulanmasının sonucunda ortaya çıkmaktadırlar.

 

Geçici dolgu maddeleri ise cilt kırışıklıklarının tedavisinde güvenle kullanılabilir. Bunlar sıklıkla yüz bölgesi ve bazen ellerdeki kırışıklıkların düzeltilmesinde kullanılır. Etkileri ortalama olarak 6 ay- 18 ay arasında sürer. Kişi sonuçtan memnunsa tekrarlanabilir. Geçici dolgu maddeleri normalde insan derisinde bulunan bir maddeden yapılırlar. Geçici dolgu maddeleri tıbbi olarak güvenilirdir. Bunların da etkisi botoks gibi geçicidir ve tekrar edilmesi gerekir. Kullanılacak yöntemin seçilmesi sırasında dikkat edilmesi gereken nokta, hastaya tüm seçenekler sunulduktan sonra hasta ile birlikte, hastaya en uygun yöntemin seçilmesidir.

 

Botoks pahalı bir uygulama mıdır?

Botoks ısıya oldukça duyarlı olduğu için üretildiği laboratuvardan kullanıldığı ana kadar sürekli olarak soğuk zincirler içinde korunarak taşınmaktadır. İlacın üretilmesinde kullanılan teknoloji hassasiyet gerektirdiğinden yüksek teknoloji kullanılmaktadır. Sonuçta ilaç Türkiye şartlarında bir miktar pahalı gibi görünmektedir. İlaç yüz kırışıklıklarının tedavisinde kullanıldığında genellikle bir şişedeki dozu markasına bağlı olmak üzere iki-üç kişiye yetmektedir, bu da masrafını bir miktar azaltmaktadır. Ayrıca, birçok pahalı kozmetik ürünün Botoks’la kıyaslanamayacak kadar az etki yaratabilmek için daha fazla masraf gerektirmesi ve sürekli kullanım gerekliliği gözönüne alındığında Botoks aslında aşırı pahalı bir ürün sayılmaz.

 

Botoks kremi denilen kremler aynı etkiyi gösteriyor mu?

Piyasada bulunan kremler deriye uygulanır ve yüzeysel olarak derinin özellikle üst tabakalarını etkiler ve kremler sadece yüzeysel ince kırışıklıklarda faydalı olabilirler. Botoks ise hekim tarafından uygun görülen kasların doğrudan içine enjekte edilir ve kas kasılması sonucu oluşan dinamik kırışıklıkları etkin bir şekilde giderir. Etki mekanizmaları tamamen farklıdır. Ancak, botoks tedavisini izleyen dönemde, tedaviye ek olarak kullanılabilirler.

 

Çok talep var mı? 

Botoksun kullanım alanı artmakta ve yüz kırışıklıklarındaki etkinliği nedeniyle milyarlarca dolarlık bir pazar haline gelmiştir. Plastik cerrahların uyguladığı cerrahi dışı tedaviler arasında, botulinum toksini uygulaması ilk sıraya oturmuştur.

 

Botoks yeni kırışıklıklara yol açar mı?

Botoks’un etkisi uygulandığı bölge ile sınırlıdır, vücutta dolaşmaz ve kırışıklıklara yol açmaz. Botoks’un etkisinin mimik kaslarına bağlı dinamik kırışıklılar üzerine olduğu unutulmamalıdır. Güneşe ve diğer etkenlere bağlı kırışıklıkların tedavisi için diğer yöntemlerin kullanılması gerekir.

 

Botoks uygulamalarına devam etmezsem kırışıklıklarım daha kötü olur mu?

Botoks etkisi 3-6 ay civarında sona erdiğinden kırışıklıklar yavaş yavaş ilacın uygulanmasından önceki konumuna döner.  Kırışıklıkların olmadığı döneme alışan hasta için eski haline dönmek kırışıklıkların arttığı şeklinde yorumlanabilse de aslında cilt yavaş yavaş tedavi öncesi durumuna geri döner.

 

Migrene de etkili olduğu doğru mu?

Botoksun migrene bağlı başağrılarına etkisi olduğunun görülmesi, aslında estetik amaçlı botoks uygulanan hastalarda tesadüfen ortaya çıkan bir sonuç... Bu konudaki ilk bilimsel veriler 1998-2000 yıllarında ortaya çıktı ve botoks uygulamasının gerçek migren hastalarında, migrene bağlı başağrısı nöbeti sıklığını ve şiddetini; ayrıca başağrısı ile birlikte olan kusmaları azalttığı gösterildi. Botoksun bu etkiyi hangi yolla sağladığı henüz tartışmalı ve bu konuda araştırmalar sürüyor.

 

Terlemeye karşı da kullanılıyor, bu yaygın bir uygulama mı?

Botoks, ter bezlerine uygulandığında, ter bezleri ile sinir uçları arasındaki iletim de durdurularak ter bezlerinin çalışması azaltılabilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan kişilerin terleyen bölgelerine botoks uygulandığında şikayetlerinde düzelme sağlanır.

 

Piyasada sadece bir tip Botoks mu var?

Hayır. Bugün piyasada botulinum toksin tip A iki ayrı firma tarafından üretilen iki ayrı marka olarak bulunuyor. Bunlardan ilki Botox® (Allergan), diğeri ise Dysport® (Ipsen) adıyla satılıyor. Botulinum toksin tip B ise daha çok nörolojik hastalıklarda kullanılıyor ve Myobloc®  veya Neurobloc®  adıyla bulunuyor.

 

Botoks kimler tarafından uygulanmalıdır?

Görüldüğü gibi botulinum toksininin oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. Botoks tedavisinden en üst düzeyde fayda sağlanabilmesi ve komplikasyon riskinin en düşük düzeyde olabilmesi için botoksu kullanan kişinin mutlaka bölgenin anatomisine, kasların yerleşimine ve hangi işlevi gördüğü bilgisine hakim, uzman bir hekim olması gereklidir.  Botox ve geçici dolgu maddelerinin estetik amaçlı olarak uygulanmasında yetkili, sorumlu ve uzman olan  doktorlar Estetik Plastik Cerrahi ve Dermatoloji uzmanlarıdır. Bunların dışında, bu ilaçların uzman olmayan kişiler tarafından da uygulanmasının önünde yasal bir engel yoktur. Ama elde edilen sonuçların güvenirliğinin daha da artması için ve hastalarımızın güvenliği için, Derneğimiz bu uygulamaların Estetik Plastik Cerrahi ve Dermatoloji uzman doktorları tarafından uygulanmasının önemine dikkati çekmekte ve halkımıza bu yönde tavsiyede bulunmaktadır.  

 

Botox ve geçici dolgu maddelerinin estetik amaçlı olarak cilt kırşıklıklarının düzeltilmesinde kullanılması hakkında daha fazla bilgi almak isteyen ve bunların kendisine uygulanmasını isteyen kişilere Estetik Plastik Cerrahi ve Dermatoloji uzmanlarına başvurmalarını öneriyoruz. 

© 2018 / Prof. Dr. M. Sühan Ayhan

Yaşam Caddesi No: 7, Akplaza, Kat: 12, No: 39 

Söğütözü, 06510, ANKARA

Tel: +90 (312) 219 00 99

Cep: +90 (532) 334 42 77

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • Instagram - Beyaz Çember

Yasal Uyarı

 

Bu site kişileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermemektedir.  Sitedeki bilgiler hiç bir şekilde hastaların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.  Site içeriğinin tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye aittir. 

Bu siteyi ziyaret edenler bu uyarıları kabul etmiş sayılır.

 

Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişmektedir.  Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir.  Ayrıca, tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide hekimin kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici faktördür.  Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyarteçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.