top of page

Meme Küçültme

Her ne kadar büyük memeler çaÄŸlar boyunca diÅŸiliÄŸin iÅŸareti ve kadının besleme yetisinin sembolü olarak kabul edilmiÅŸ olsa da; zamanın estetik standartlarından büyük olan memeler kadında hem kozmetik, hem psikolojik, hem de iÅŸlevsel bir takım sorunlara yol açmış ve kadınlar bu memeleri küçültme arayışına girmiÅŸlerdir. Meme küçültme ameliyatı, plastik cerrahi giriÅŸimleri arasında en sık uygulananlardan birisidir.

​

Büyük ve sarkık memeler fiziksel bir takım rahatsızlıklara yol açarlar. Bunlar arasında, boyun, omuz ve sırt aÄŸrısı, sutyenlerin omuzlarda oluÅŸturduÄŸu rahatsız edici oluklar, memelerde aÄŸrı, meme altında kaşıntı ve kızarıklık sayılabilir. Genç kızlarda çok büyük memeler birtakım psikososyal sorunlara da yol açar ki genellikle bunlar utanma nedenidir. Bazı olgularda büyüklük tek taraflı olup, utanma duygusunu daha da artırabilir. Bu tür ÅŸikayetlerine çözüm arayanların aÅŸağıdaki bilgileri edinmesinde yarar vardır.

 

  • Memelerdeki büyümenin hormonal bir soruna baÄŸlı olup olmadığı araÅŸtırılmalıdır.

  • Memelerdeki büyümenin devam edip etmediÄŸi sorgulanmalıdır.

  • Memede ele gelen aÄŸrılı veya aÄŸrısız bir kitle olup olmadığı araÅŸtırılmalıdır.

  • Memede geçirilmiÅŸ bir enfeksiyon veya cerrahi müdahele olup olmadığı sorgulanmalıdır.

 

Genellikle hormonal bir soruna baÄŸlı olmayan, son 6 ay içinde büyümesi durmuÅŸ ve küçültülmesi istenen göÄŸüsler için cerrahi giriÅŸim düÅŸünülür. Meme küçültme ameliyatları meme geliÅŸmesini tamamladıktan sonra yapılır. Ancak bunun bazı istisnaları vardır. Virjinal meme hipertrofisi olan genç kızlarda, normal psikososyal geliÅŸmenin etkilenmemesi için, geliÅŸmenin tamamlanmasından önce cerrahi gerekebilir. Bugün tüm meme küçültme ameliyatlarının %12,5’u ergenlik döneminde gerçekleÅŸtirilmektedir.

Belirli bir yaşın üzerinde ve ele gelen kitlesi olanlarda giriÅŸim öncesi mammografi gibi görüntüleme tekniklerinden yararlanılır. Daha sonra göÄŸüslerin boyutları, deri ve meme bezi özelliklerine göre kullanılması gereken tekniÄŸe karar verilir. Adet dönemlerinden önce göÄŸüste gerginlik ve hassasiyet oluÅŸuyorsa ameliyat bu döneme denk getirilmemelidir. Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bidirilmelidir.

​

Meme küçültme ameliyatının emzirme ile iliÅŸkisi:

Normal süt verme için süt kanallarıyla meme başına baÄŸlantısı olan ve iÅŸlevsel meme dokusunun varlığı ve meme başının duyarlılığının olması gereklidir. Bu anatomik ve fizyolojik özellikleri bozmayan bir cerrahi giriÅŸim sonrasında emzirmenin bozulması söz konusu deÄŸildir. Meme başının bebek tarafından uyarılması, prolaktin ve oksitosin hormonlarının da rol oynadığı sinirsel ve hormonal bir döngü ile süt bezlerinde kasılmaya ve süt salgılanmasına yol açar. Bu emme refleksinin çalışabilmesi için meme başının duyarlılığının olması esastır. Meme başının duyarlılığının azalması bu döngüyü bozarak süt salınımını olumsuz etkileyebilir. Ancak son yıllarda yapılan kontrollü çalışmalarda, ameliyat sonrası ilk ayda meme başı duyarlılığında azalma sık iken, sonraki aylarda bu durumun düzeldiÄŸi gözlenmiÅŸtir. Åžunu da belirtmek gerekir ki, aynı çalışmalarda büyük memeli kadınlarda meme başının titreÅŸime ve aÄŸrıya duyarlılığının azaldığı gösterilmiÅŸtir.

EÄŸer meme başı, altındaki meme dokusundan ayrılıp serbest yama olarak uygulanmış ise emzirmenin gerçekleÅŸmesi olası deÄŸildir. Günümüzde uygulanan meme küçültme yöntemlerinin hemen tümünde meme başı bir miktar meme dokusuna baÄŸlı olarak bırakıldığından, memenin emzirme yetisi korunabilmekte ancak miktarı azalabilmektedir. Süt üretiminin miktarını saptayan unsur, ameliyat sonrasında yerinde bırakılan meme dokusu miktarıdır. Zira meme küçültme ameliyatlarında çıkarılan dokunun büyük kısmını yaÄŸ dokusu oluÅŸturmaktadır. Bu nedenle meme başı pediküllü olarak gerçekleÅŸtirilen meme küçültme ameliyatlarında emzirmenin mümkün olduÄŸu gösterilmiÅŸtir.

 

Meme küçültme ameliyatının meme kanseri ile iliÅŸkisi:

Meme kanseri kadınlarda çok sık görülse de, meme küçültme ameliyatı sonrasında meme kanseri oluÅŸma oranı çeÅŸitli klinik serilere göre % 0.06 ile % 2 arasında deÄŸiÅŸmektedir. Ayrıca meme büyüklüÄŸü nedeniyle baÅŸvuran kadınlarda, küçültme ameliyatı sonrasında çıkarılan dokuların histopatolojik incelemesinde, meme dokusunda % 61 oranında kanser dışı patolojik deÄŸiÅŸiklikler olduÄŸu saptanmıştır. Bu bulgular ışığında, meme küçültme ameliyatının meme kanseri riskini artırmadığı, hatta meme dokusunun azalmasını ve çıkarılan meme dokusunun histopatolojik olarak incelenmesini saÄŸlayarak meme kanserine yakalanma olasılığını düÅŸürdüÄŸü söylenebilir.

​

Ameliyat:

Bu ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır. Genel anestezi hastanın tam olarak uyutulması ve solunumunun nefes borusuna yerleÅŸtirilen bir tüple anestezi ekibince denetlenmesi anlamına gelmektedir. Herhangi bir sorun yaÅŸanmaması için öncelikle bazı laboratuar testleri yapılmaktadır. Anestezi uzmanı ameliyattan önce sizi deÄŸerlendirmeye alacaktır. Ameliyathanede kalp atımlarınız ve kan oksijen seviyeniz ameliyat süresince devamlı olarak elektronik cihazlar yardımıyla takip edilmektedir. Alerji veya ilaç reaksiyonu nadiren de olsa görülmekte ve ölümcül olabilmektedir. Üstelik rutin testlerle duyarlı kiÅŸiler önceden saptanamazlar. Ancak bu istenmeyen durumlar hastane koÅŸullarında oluÅŸtuklarında, baÅŸarıyla tedavi edilebilirler ve hastaya zarar verecek bir durum olma olasılığı son derece azdır.

​

Genel anestezi öncesi, hastanın midesi boÅŸ olacak ÅŸekilde, 6–8 saat hiçbir ÅŸey yenmemeli ve içilmemelidir. Ameliyat sonrası da en az 4–6 saat ağızdan hiçbir ÅŸey verilmez. Bu süreler hastanın doktoru tarafından deÄŸiÅŸtirilebilir. Ameliyat 1,5–3 saat kadar sürmektedir. Ameliyat sonrası hasta, genellikle 1 saat kadar ayılma odasında izlendikten sonra odasına gönderilir. Ancak anesteziye baÄŸlı olarak bulantı ve benzeri sorunlar olursa kalış süresi uzayabilir.

​

Cerrahi yöntem:

Meme küçültme ameliyatı için birçok yöntem tanımlanmıştır. Yöntem ne olursa olsun, ameliyat öncesi ile karşılaÅŸtırıldığında meme ÅŸeklinde düzelme ve daha estetik oranlara sahip bir meme elde edilmektedir. Ancak daha küçük ve düzgün ÅŸekilli bir meme elde etmek karşılığında, hastalar yara izi oluÅŸumunu ve meme başı duyarlılığı ile emzirebilme yeteneÄŸinde azalma riskini göze almalıdırlar.

Günümüzde uygulanan meme küçültme ameliyatlarında genel ilkeler, ameliyat öncesi hasta ayakta iken yapılan tasarıma baÄŸlı kalarak fazla deri, yaÄŸ ve meme dokusunun çıkarılmasından sonra meme derisi ve meme bezinin ayrı ayrı ÅŸekillendirilmesi; meme başı ve areolanın kanlanmasının ve duyusunun korunarak yeni anatomik yerine yerleÅŸtirilmesidir. Bu ameliyatlar yönteme baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸik yerleÅŸimli yara izleri ile sonuçlanmaktadır. Genel olarak, sonuçta meme başı çevresinde, areoladan dik inen ve meme oluÄŸuna oturan ters-T ÅŸeklinde ya da meme başından meme altı katlantı hattına uzanan raket ÅŸeklinde “diklemesine iz” oluÅŸmaktadır. Bu iz baÅŸlangıçta görünüm olarak rahatsız edici olsa da, zaman içinde iyi sonuç vermektedir. Bu yara izleri baÅŸlangıçta pembe-kırmızı renkte iken; hastada patolojik yara iyileÅŸmesi söz konusu deÄŸilse aylar içinde giderek solar ve beyazlaşır.

Ameliyat süresi kullanılan tekniÄŸe baÄŸlı olmak üzere 2-4 saat arasında deÄŸiÅŸir. Ameliyat sonrası 4. saatte ayaÄŸa kalkmanıza ve beslenmenize izin verilir. İşlemden sonra hastanede kalış süresi 1-2 gündür. İlk birkaç gün dren denilen ve ameliyat bölgesinde oluÅŸabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak vakumlu bir torba kullanılır. Gelen miktara göre bu dren 1-2 gün sonra çıkarılır. Kol hareketlerinin ilk günlerde sınırlandırılmasında fayda vardır. İlk hafta göÄŸsü saran bir bant mevcuttur, 7. gün bu çıkarılır ve sadece dikiÅŸ hatlarını örten ince bantlar kullanılır. Drenler çıkarıldıktan 48 saat sonra banyo yapmanıza izin verilir.

 

DiÄŸer tedavi seçenekleri:

Meme küçültme isteÄŸe baÄŸlı bir cerrahi giriÅŸimdir. DiÄŸer tedavi seçenekleri olarak aÄŸrı ÅŸikâyetlerini tedavi etmek için fizik tedavi veya büyük göÄŸüsleri desteklemek amacıyla iç çamaşırı kullanmak söz konusu olabilir. SeçilmiÅŸ hastalarda liposuction büyük göÄŸüslerin küçültülmesi için kullanılabilir. DiÄŸer cerrahi tedavi seçeneklerinde de riskler ve potansiyel yan etkiler görülebilir.

 

Meme küçültme ameliyatının riskleri

Her cerrahi giriÅŸim belli miktarda risk içermektedir. Meme küçültme ameliyatının da hem riskleri hem de komplikasyonları söz konusudur. Bir kiÅŸinin cerrahi giriÅŸimi seçmesinde temel faktör risk ve yarar kıyaslamasına dayanmaktadır. Kadınların çoÄŸu sıralanacak olan komplikasyonları yaÅŸamasa da plastik cerrahınız ile her biri hakkında meme küçültmenin komplikasyonları ve sonuçlarından emin olmanız açısından görüÅŸün.

 

Kanama: OlaÄŸan olmasa da ameliyat sırasında ve sonrasında kanama görülebilir. Ameliyat sonrası kanama olursa toplanmış kanın boÅŸaltılması veya kan transfüzyonu gibi acil tedavi gerekebilir. Kanama riskini arttırabileceÄŸinden dolayı ameliyattan önceki on gün boyunca aspirin veya anti-inflamatuar ilaçları kullanmayın.

 

Enfeksiyon: Bu ameliyat tipinden sonra enfeksiyon görülmesi oldukça nadirdir. Enfeksiyon söz konusu olursa antibiyotik veya ek cerrahi giriÅŸim gerekebilir.

 

Meme başı ve cilt hissinde değişiklik: Meme başlarında ve meme cildinde his değişikliği olabilir. Hatta meme başı his kaybı devamlı olabilir.

 

Ciltte nedbe: Bütün cerrahi insizyonlar nedbeye yol açar. Bu nedbelerin kalitesi tahmin edilemez. Anormal nedbeler deride veya daha derin dokuda geliÅŸebilir. Bazı vakalarda nedbeler cerrahi düzeltme veya baÅŸka tedavilere ihtiyaç duyar.

 

Tatminkâr olmayan sonuç: Meme küçültme ameliyatından yetersiz sonuç alma olasılığı vardır. GöÄŸüslerinizin ÅŸekli ve büyüklüÄŸü sizi hayal kırıklığına uÄŸratabilir.

 

AÄŸrı: Meme küçültme ameliyatı boyun, omuz ve sırtta aÄŸrılara yol açmaz. Memedeki anormal cilt ve derin doku nedbesi aÄŸrı yapabilir.

 

Sertlik: Ameliyat sonrası yaÄŸ nekrozu ve içteki nedbeleÅŸmeden dolayı memede aşırı sertlik olabilir. Bu durum önceden tahmin edilemez. YaÄŸ nekrozu veya nedbenin geliÅŸtiÄŸi alana biyopsi yapılması veya ek cerrahi tedavi uygulanması gerekebilir.

İyileÅŸmenin gecikmesi: Yara kenarlarının ayrılması veya yara iyileÅŸmesinin gecikmesi mümkündür. Meme cildinin bazı bölgeleri veya meme başı normal olarak iyileÅŸmeyebilir veya iyileÅŸmesi uzun zaman alabilir. Hatta cilt ve meme başı dokusunda kayıp olabilir. Bu durumda sık pansuman veya iyileÅŸmeyen dokunun çıkarılması için ileri cerrahi müdahale gerekebilir. Sigara içenler cilt kaybı ve yara iyileÅŸmesindeki komplikasyonlar açısından daha çok risk altındadırlar.

 

Asimetri: Birçok kadının memelerinde asimetri doÄŸal olarak görülür. Meme ve meme başının ÅŸekli, büyüklüÄŸü veya simetrisindeki farklılıklar ameliyat sonrası da görülebilir. Meme küçültme sonrası asimetrinin düzeltilmesi için ek cerrahi gerekebilir.

 

Allerjik reaksiyonlar: Nadir vakalarda bant, dikiÅŸ malzemesi veya sürülen kremlere karşı lokal allerjik tepkiler bildirilmiÅŸtir. Daha ciddi bir durum olan sistemik komplikasyonlar görüldüÄŸünde ölüme dahi yol açabilir.

 

Anestezi: Hem lokal hem de genel anestezinin riski vardır. Anestezi veya sedasyon sonucu oluÅŸabilecek komplikasyonlar ölüme dahi yol açabilir.

 

Ek Cerrahi Gereklilik: Meme küçültme ameliyatlarının uzun dönem sonucunu etkileyebilecek çeÅŸitli durumlar vardır. Memelerin eskisi kadar olmasa da tekrar büyümesi, ikinci bir ameliyat gerektirebilir. Komplikasyonlar geliÅŸtiÄŸinde ek cerrahi veya baÅŸka tedaviler gerekebilir. Riskler ve komplikasyonlar sık görülmese de meme küçültme ameliyatı ile ilgili riskler bildirilmiÅŸtir. İyi sonuçlar beklenilmesine raÄŸmen, kazanılan sonuçlar için garanti verilemez.

© 2018 / Prof. Dr. M. Sühan Ayhan

YaÅŸam Caddesi No: 7 Akplaza, Kat: 12 No: 39

BeÅŸtepe Mah, Yenimahalle

06560 ANKARA

Tel: +90 (312) 219 00 99

Cep: +90 (532) 334 42 77

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • Instagram - Beyaz Çember

Yasal Uyarı

 

Bu site kiÅŸileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, saÄŸlık hizmeti vermemektedir.  Sitedeki bilgiler hiç bir ÅŸekilde hastaların tanı ve tedavisinde kullanılmamalıdır.  Site içeriÄŸinin tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doÄŸacak tüm sorumluluk ziyaretçiye aittir. 

Bu siteyi ziyaret edenler bu uyarıları kabul etmiş sayılır.

 

Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla deÄŸiÅŸmektedir.  Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir.  Ayrıca, tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, deÄŸiÅŸik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide hekimin kiÅŸisel deneyimi, yetenekleri belirleyici faktördür.  Aynı konu hakkında farklı görüÅŸler olması mümkündür. Sitedeki bilgiler her gün güncelleÅŸtirilemediÄŸinden her bilginin ziyarteçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.

bottom of page